İsrail hapishane ve gözaltı merkezlerinde aralarında kadın, çocuk, yaşlı ve hastaların da bulunduğu 10 bini aşkın Filistinli bulunuyor. İsrail’in bu esirlere karşı izlediği insanlık dışı politikalar gündeme bomba gibi düştü.
10 Ekim’de varılan ateşkesin en önemli maddelerinden biri, İsrail hapishanelerindeki esirlerin kurtarılmasıydı. Bu kapsamda gerçekleşen esir takasında, müebbet hapis cezası almış olanlar serbest bırakıldı. İki defa müebbet ve artı 50 yıl hapis cezası alan El-Bureyc Mülteci Kampı’ndan İmad es-Serrac, esir takası kapsamında 13 Ekim 2025’te özgürlüğüne kavuştu.
İmad es-Serrac, hapishanede geçirdiği süre boyunca sahte bir prostat kanseri teşhisi konularak tedavi gördüğünü ancak hapisten çıktıktan sonra gerçeği öğrendiğini belirtti. Serrac’a yapılan tıbbi ihmal ve sahte hastalık teşhisleri, İsrail’in esirlere karşı uyguladığı psikolojik ve fiziksel işkence politikalarını gün yüzüne çıkardı.
Serrac, hapishanelerde tıbbi ihmal sonucu hayatını kaybeden Filistinli esirlerden örnekler vererek, İsrail’in sistematik olarak esirleri maddi ve manevi tasfiyeye uğrattığını ifade etti. Sahte hastalıklarla kandırılan, yanlış tedavilere maruz bırakılan ve ölüme terk edilen esirlerin sayısının oldukça yüksek olduğu ortaya çıktı.
İsrail’in Filistinli esirlere yönelik insanlık dışı uygulamaları, uluslararası toplum tarafından da tepkiyle karşılandı. Bu durum, İsrail hapishane sisteminde derhal reform yapılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]