ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın imzaladığı 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, İsrail ile ABD arasında diplomatik krize yol açtı. Mutabakatın Lübnan’da ateşkesi ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngörmesi İsrail yönetiminde büyük bir paniğe neden oldu.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail kabinesini sert sözlerle eleştirerek, “Öldürerek çıkış yolu bulamazsınız” dedi. Vance, İsrail’in ABD’ye askeri ve finansal bağımlılığını hatırlatarak, “Ülkenizin gerçekliğini görmelisiniz” ifadelerini kullandı.
Pakistan’ın arabuluculuğunda varılan İslamabad Mutabakatı, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşı sonlandırmayı, Hürmüz Boğazı’nın açılmasını ve İran’a yönelik deniz ablukasının kaldırılmasını hedefliyor. Bu anlaşma, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ile İran arasında Lübnan’da ateşkes denetimi için kurulacak yeni mekanizmaya dahil edilmemesi üzerine büyük bir tepkiyle karşılandı.
İsrail’in ABD’den bağımsız hareket etme eğilimi, iki ülke arasındaki ilişkilerde gerilimi artırdı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Lübnan’daki durumu izlemek üzere bir mekanizma başlattığını doğruladı. Ancak İran, mutabakat şartları yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını belirtti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, New York Times’a verdiği mülakatta ve Beyaz Saray’daki basın brifinginde, mutabakatı eleştiren İsrailli bakanları hedef aldı. Özellikle Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’i isim vererek eleştiren Vance, İsrail’in panik havasını eleştirdi. Vance, “Anlaşmaya saldıran bu kişilere yanıtım şudur: Tam olarak ne öneriyorsunuz? 9 milyonluk bir ülkesiniz. Karşılaştığınız her ulusal güvenlik sorununu çözmek için sadece öldürerek bir çıkış yolu bulamazsınız” dedi.
Vance, İsrail kabinesinin ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef alan açıklamalarından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, Tel Aviv’e askeri bağımlılığını hatırlattı. Vance, “Eğer ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım. Son üç ayda vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. İsrail’de en büyük sorunlarının Başkan Trump olduğunu düşünen herkes uyanmalı ve ülkesinin gerçekliğini görmelidir” diye konuştu.
The Wall Street Journal’ın haberine göre, Başkan Donald Trump ile Başbakan Binyamin Netanyahu arasındaki telefon görüşmeleri gergin geçiyor. Trump’ın, savaşı bitirme isteğine karşın kendisini çatışmaya sürükleyen Netanyahu’ya karşı sabrının tükendiği belirtiliyor. Trump’ın, Netanyahu’ya Lübnan’daki bombardımanları durdurması yönünde talimat verdiği öne sürüldü.
Netanyahu’nun ise ABD’deki sağ eğilimli medya ve senatörler aracılığıyla Trump üzerinde baskı kurmaya çalıştığı ve İsrail’in mutabakata bağlı olmayacağını ilettiği iddia edildi. ABD istihbarat kurumları, Netanyahu’nun siyasi geleceğini korumak adına ABD-İran barış çabalarını baltalayabileceği ve Lübnan’dan çekilmeyi reddederek mutabakatı başarısızlığa uğratabileceği uyarısında bulundu.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Washington’ın uyarılarına meydan okuyarak, “Eğer İran bize saldırırsa derhal hareket edeceğiz ve güçle karşılık vereceğiz. Kimse bize ne yapacağımızı söyleyemez” dedi. Katz, Lübnan, Suriye ve Gazze’deki işgalleri terk etmeyeceklerini belirtti.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD-İran müzakerelerinin kendilerini ilgilendirmediğini ve Lübnan’ın güneyinden çekilmeyeceklerini savundu. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise, “Bütün Lübnan yanmalı. Her İsrailli annenin gözyaşı için bin Lübnanlı anne ağlamalı” ifadelerini kullandı. ABD’li Senatör Bernie Sanders, Ben-Gvir’in açıklamalarına sert tepki göstererek, bu ifadelerin savaş suçlusuna ait olduğunu ve İsrail hükümetinin ABD’den yardım hak etmediğini belirtti.
Başkan Trump’ın İsrail’den Hizbullah ile ateşkes yapmasını talep ettiği açıklanırken, Netanyahu’nun orduya saldırıları durdurma ancak işgalden çekilmeme talimatı verdiği iddia edildi. İki ülke arasındaki bu stratejik çatışmanın, Orta Doğu’daki barış arayışlarını nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]