Boşanma davası kesinleşse bile, taraflar arasındaki ekonomik bağ bazı durumlarda devam eder. Bu bağın en somut örneği “Nafaka”dır. Türk Medeni Kanunu, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafa, kusuru daha ağır olmamak şartıyla “Yoksulluk Nafakası” ödenmesini öngörür. Ayrıca, velayeti kendisinde olmayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması için “İştirak Nafakası” ödemesi zorunludur. İzmir Aile Mahkemelerinde en çok açılan davaların başında nafaka talepleri ve değişen ekonomik koşullar nedeniyle nafakanın artırılması davaları gelmektedir. Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık ofisi, nafakanın adil bir şekilde belirlenmesi ve tahsili konusunda müvekkillerine destek olmaktadır.
Yoksulluk nafakası, süresiz olarak hükmedilebilir ancak “ömür boyu” demek değildir. Nafaka alan eşin yeniden evlenmesi, işe girmesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi durumunda nafaka kaldırılabilir. Nafaka miktarının belirlenmesinde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları (maaş, kira geliri, mal varlığı) etkili olur. Mahkemeler genellikle erkeğin gelirinin belirli bir oranını nafaka olarak belirler. Ancak ülkemizdeki yüksek enflasyon oranları, hükmedilen nafaka miktarını kısa sürede eritmektedir. Bu durumda “Nafaka Artırım Davası” açılması gerekir. Bu davada, paranın alım gücündeki düşüş ve çocuğun artan okul masrafları delil olarak sunulur.
İştirak nafakası ise çocuk 18 yaşına gelene kadar devam eder. Eğer çocuk üniversite okuyorsa, eğitim hayatı bitene kadar “Yardım Nafakası” adı altında devam ettirilebilir. Çocuğun üstün yararı gözetildiği için hakimler, iştirak nafakası konusunda daha hassas davranır. Nafaka borcunu ödememek, hapis cezası (tazyik hapsi) gerektiren bir eylemdir. İcra Ceza Mahkemesi’ne yapılacak şikayetle, nafaka borçlusu 3 aya kadar hapis cezası alabilir. Bu nedenle nafaka takibi, icra hukuku ile iç içe yürür.
Boşanma sürecinde mal paylaşımı ve nafaka genellikle birbirine karıştırılır. Mal paylaşımı (Katılma Alacağı), evlilikte edinilen malların yarısını almaktır ve tek seferlik bir ödemedir. Nafaka ise düzenli bir yardımdır. Mal paylaşımında yüklü bir tazminat alan eşin, yoksulluğa düşmeyeceği kabul edilerek nafakası kesilebilir. Bu dengenin kurulması için bir İzmir Boşanma Avukatı ile çalışmak, hak kaybını önler. Ayrıca, vefat durumunda nafaka borcu sona erer ancak birikmiş nafaka borçları terekeye (mirasa) dahil olur. Bu durumda süreç İzmir Miras Avukatı alanına girer. Ekonomik haklarınızı korumak için hukuki yolları etkin kullanın.
Reklam & İşbirliği: [email protected]