Ukrayna-Rusya Savaşı’nın ardından Moskova’dan enerji tedarikini artıran Hindistan, Washington’un baskılarına rağmen indirimli Rus petrolünü satın almayı sürdürdü. ABD’nin uyguladığı yüksek tarifeler ikili ilişkilerde tansiyonu yükseltirken, Başbakan Narendra Modi’nin Çin ziyareti dikkati çekti.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, Rusya’nın toplam petrol ihracatında Avrupa’nın payı savaş sonrası yüzde 11’e gerilerken, Asya ve Okyanusya ülkelerinin payı yüzde 81’e çıktı. Bu süreçte Hindistan’ın aldığı Rus petrolünün toplam ithalat içindeki payı savaş öncesi yüzde 1 iken, savaş sonrası yüzde 36’ya yükseldi.
ABD Başkanı Donald Trump, Rus ham petrolü ithalatını durdurmayı reddeden Hindistan’ı hedef alarak yüksek vergiler uyguladı. Ancak bu durum Hindistan’ı geri adım atmaktan alıkoyamadı.
Hindistan, ABD’ye karşı tarife bariyerine karşı geri adım atmamasını stratejik özerklik çıkışıyla savunuyor. Başbakan Modi’nin, Çin ve ABD’ye karşı tüm seçenekleri masada tutarak, ülkesi için en fazla faydayı temin etmeye çalıştığı belirtiliyor.
Hint-ABD ilişkilerinde yaşanan gerilim, iki ülke liderinin iletişimini de etkiledi. Modi’nin Çin ile yakınlaşması ve Çin ziyareti, Hindistan’ın dış politikasındaki değişimi gösteriyor.
Uluslararası ilişkilerdeki bu gelişmeler, enerji tedarikindeki dengeleri değiştirirken, Hindistan’ın stratejik tercihleri ve ekonomik çıkarları da göz önünde bulundurulmaya devam ediyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]